-Gazeteci Züleyha Karaman:
“KKTC, Kıbrıs Türkleri’nin hürriyet mücadelesinin eseridir”
-“Kıbrıs Türkleri haksız bir şekilde, yıllardır ambargolarla çevrelenmiş bir hayat yaşıyor”
Gazeteci-Yazar Züleyha Karaman, “Türk Dünyasının 31. Yılı Semineri”nde, 39’uncu yılını kutlamaya hazırlanan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Kıbrıs Türkleri’nin hürriyet mücadelesinin eseri olduğunu söyledi.
İzmit Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen, Kültür eski Bakanlarından Namık Kemal Zeybek’in de konuşmacı olarak katıldığı seminerde, “Türk Dünyası’nın 31. Yılında Yapılanlar, Yapılmayanlar, Yapılamayanlar ve Bundan Sonrasında Yapılması Gereken Stratejik Hamleler” konuşuldu.
Türk devlet ve toplulukları arasındaki iş birliği ve diyaloğun geliştirilmesi yönündeki görüşlerini örneklerle paylaşan Gazeteci Züleyha Karaman Kıbrıs Türkleri’nin varoluş mücadelesi ile egemen eşitlik ve eşit uluslararası statünün tescili zeminine oturtulan Kıbrıs politikasını ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’nda yaptığı KKTC’nin tanınması çağrısını anlattı, Kıbrıs Türkleri’nin haksız bir şekilde, yıllardır ambargolarla çevrelenmiş bir hayat yaşadığına dikkati çekti.
15 Kasım 1983 yılında kurulan KKTC’nin yakında 39’uncu yılını kutlayacağını anımsatan Züleyha Karaman, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kıbrıs Türkleri’nin hürriyet mücadelesinin eseridir.
Bunca yıl yalnızlığa itilmek istendi. Bu yalnızlığı ancak kendi soydaşları sayesinde bertaraf edebilir. Yeni bir döneme girilen bu zamanda, kardeşlerinin desteği Kıbrıs Türkleri için daha da önemli” dedi.
“Türk çınarı ulu ve köklü bir çınardır”
Züleyha Karaman, konuşmasında, “Türk çınarı ulu ve köklü bir çınardır. Meyvelerini dünyanın her yanından toplamak mümkündür. Uzun yıllar ayrı kalınmış olsa bile aynı çınarın köklü dalları olmanın bilinciyle gönüller, duygular ve verilen mücadele hep aynı. ‘Sen Türk olduğunu unutsan da düşmanın asla unutmaz’ diyen Elçibey’in bu sözlerini de kulağımıza küpe yapalım” ifadesini kullandı.



11. Türk Dünyası Belgesel Film Festivali Başvuruları Başladı
11. Türk Dünyası Belgesel Film Festivali Başvuruları Başladı
SON DAKİKA…. TARSUS’A BOMBA DÜŞTÜ!
Türk Dünyası Gazeteciler Federasyonu Niğde ve Nevşehir’de Toplandı
TÜRK DÜNYASI 10. BELGESEL FİLM FESTİVALİ ÖDÜLLÜ BELGESEL FİLM GÖSTERİMİ GÖRKEMLİ BİR GALA İLE TAÇLANDI
TARSUS BELEDİYE BAŞKANI MALTA CUMHURBAŞKANI TARAFINDAN ONURLANDIRILDI
TGF’DEN BAŞKAN ÖMEROĞLU’NA ZİYARET
Adıyaman Türkay Gazetesi 26 yaşında! Adıyaman’da 1 Kasım 1999 tarihinde yayın hayatına başlayan Türkay Gazetesi, aralıksız sürdürdüğü yayın yolculuğunda 25 yılı geride bırakarak 26. yılına adım attı. Kurulduğu günden bu yana “tarafsız, doğru ve halktan yana” yayın ilkelerini benimseyen Türkay Gazetesi, Adıyaman basınının köklü markalarından biri haline geldi. Gazetenin imtiyaz sahibi Osman Gül, Türkay Gazetesi’nin 26 yıllık yolculuğunu, yaşadıkları zorlukları ve geleceğe dair hedeflerini anlattı. “1999’DA BİR HAYAL İLE BAŞLADIK” Gazetenin imtiyaz sahibi Osman Gül aile şirketleri olan Türkay Gazetesi’nin 26 yıllık yolculuğunu, yaşadıkları zorlukları ve geleceğe dair hedeflerini anlattı. “Türkay Gazetesi, 90’ların sonundaki o heyecanlı basın döneminde doğdu. Gazetemizi kurarken tek bir hayalimiz vardı: Adıyaman halkının sesi olmak. 26 yıl önce küçük bir ofiste, birkaç masa ve bir daktilo ile çıktık yola. O günden bu yana teknoloji değişti, şehir büyüdü, biz de büyüdük. Ama çizgimizi hiç bozmadık; tarafsız, ilkeli ve halktan yana duruşumuzdan taviz vermedik” dedi. “Deprem bizi de yıktı ama yeniden ayağa kalktık” 6 Şubat depreminin, tıpkı şehirdeki diğer kurumlar gibi Türkay Gazetesi’ni de derinden sarstığını belirten Osman Gül, yaşadıkları zorlukları şu sözlerle anlattı: “Depremde ofisimiz büyük hasar gördü, arşivimizin bir kısmını kaybettik. Ama o günlerde bile ‘yayına ara verelim’ demedik. Konteynerde, hatta bir dönem otomobilin bagajında dizüstü bilgisayarla haber yaptığımız oldu. Çünkü biz bu şehirle var olduk. Adıyaman acı içindeyken, biz susamazdık. Türkay Gazetesi, deprem sonrası da halkın sesi olmaya devam etti.” “GAZETEMİZ BİR OKUL GİBİYDİ” Yıllar içinde birçok genç gazetecinin Türkay çatısı altında yetiştiğini ifade eden Gül, “Bu gazete sadece haberin değil, emeğin de merkeziydi. Nice genç muhabir burada mesleğe başladı. Kimisi ulusal basına geçti, kimisi hâlâ Adıyaman’da halkın haberini yapıyor. Bizim için en büyük gurur, Türkay Gazetesi’nin bir okul kimliği kazanmasıdır” dedi. “OKURLARIMIZ OLDUKÇA, TÜRKAY GAZETESİ’DE YAŞAYACAK” Osman Gül, Türkay Gazetesi’nin 26 yıllık serüveninin en büyük gücünün okurlar olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı: “Gazete dediğiniz şey, sadece kâğıt ve mürekkep değildir. Okurlarınız varsa yaşarsınız. Biz 26 yıldır Adıyaman halkından aldığımız güçle ayakta kaldık. Her dönemde zorluklar oldu, baskılar oldu, ekonomik sıkıntılar yaşadık ama hiçbir zaman kalemimizi eğmedik. Çünkü biz halkın gazetesi olduk, halkın gözüyle baktık. Desteğiniz sürdükçe Türkay Gazetesi, Adıyaman’da haberin sesi olmaya devam edecek.”